Kayseri’de Bir Yaz Akşamı ve İçimde Kalan Çocukluk
Önerdiğimiz İçerik: Balon şişirmek akciğere zarar verir mi ?
Kayseri’nin yaz akşamları bazen insanın içine ağır bir sessizlik bırakıyor. Gündüz kavurucu sıcak, geceyse bir anda serinliğe dönen hava… Sanki şehir bile gün içinde yaşadığı yorgunluğu akşam olunca saklamaya çalışıyor. Ben o akşamlardan birinde, 25 yaşımın tüm karmaşasıyla odamın penceresine oturmuş, elimde yarım kalmış bir defterle dışarıyı izliyordum.
Dışarıda çocuk sesleri vardı. Birinin elinde plastik bir çubuk, havaya savurduğu her hareketle küçük baloncuklar yükseliyor, sonra hiçbir iz bırakmadan patlıyordu. O an içimde garip bir şey kıpırdadı. Sanki uzun zamandır unutmaya çalıştığım bir şey geri dönmüş gibiydi.
Çocukken baloncuklar benim için sadece bir oyun değildi. Kaçıp gitmek istediğim anların küçük kaçış kapılarıydı. Bir baloncuk havaya yükseldiğinde, onunla birlikte ben de biraz hafiflerdim. Şimdi ise o hafifliği çok özlediğimi fark ediyordum.
Defterin kenarına istemsizce yazdım: “Baloncuk suyu nasıl yapılır gliserin?”
O soru, sadece bir tarif arayışı değildi. Daha çok içimdeki o kaybolmuş hissi geri getirme çabasıydı.
Baloncuk suyu nasıl yapılır gliserin? diye başlayan o an
Ertesi gün sabah erken kalktım. Uyku gözlerimde dağılmıştı ama içimde garip bir kararlılık vardı. Marketin yolunu tuttum. Sanki sıradan bir malzeme değil de geçmişime giden bir anahtar arıyordum.
Rafların arasında sabunlar, deterjanlar, renkli şişeler… Sonunda küçük bir şişe gliserin gördüm. Elime aldığımda çok sıradan görünüyordu. Ama içimde bir yer bu küçük şişenin büyük bir şey değiştireceğine inanıyordu.
Kasaya giderken aklımda tek bir şey vardı: “Belki de gerçekten işe yarar.”
Eve döndüğümde mutfak masasına birkaç malzeme koydum. İçimde hem heyecan hem de tuhaf bir tedirginlik vardı. Sanki basit bir karışım yapmayacaktım da, kendi geçmişime dokunacaktım.
Baloncuk Suyu İçin Gerekli Malzemeler
O gün defterime yazdığım gibi hazırladım her şeyi:
Bir su bardağı ılık su
Yarım bardak bulaşık deterjanı
Bir tatlı kaşığı gliserin
Bir çay kaşığı şeker (isteğe bağlı ama sabır gerektiriyor gibi hissediyordum)
Masaya oturup bu malzemelere baktığımda, hayatın aslında ne kadar basit şeylerden oluştuğunu düşündüm. Ama aynı zamanda ne kadar kırılgan olduğunu da…
Karışımın Hikâyesi
Önce suyu koydum. Sıradan, sessiz bir başlangıç gibiydi. Sonra deterjanı ekledim. Su bir anda değişti, yüzeyi dalgalandı. Sanki hayatın içine bir şey karışmış gibi oldu.
En son gliserini eklediğimde durdum. Elim havada birkaç saniye kaldı. Çünkü o an, çocukken hissettiğim o “mucize olacak” duygusu geri gelmişti.
Karıştırırken içimde bir cümle dönüp duruyordu: “Lütfen bu sefer olsun.”
Denemeler ve Hayal Kırıklığı
İlk denemem tam bir hayal kırıklığıydı.
Çubuğu karışıma batırdım, yavaşça üfledim… ama çıkan şey sadece küçük, hemen patlayan zayıf baloncuklardı. Bir an kendimi aptal gibi hissettim. Sanki çocukluk dediğim şey, sadece zihnimde büyüttüğüm bir yanılsamaydı.
Pencerenin kenarına oturdum. Dışarıda yine çocuklar vardı. Onların baloncukları daha büyük, daha dayanıklıydı. Benimkiler ise daha havadayken bile pes ediyordu.
İçim burkuldu.
“Demek ki bazı şeyler gerçekten geri gelmiyor,” dedim kendi kendime. Sesim mutfağın içinde yankılandı ama cevap vermedi.
O an küçük bir öfke hissettim. Hayata, zamana, büyümeye… Hepsine karışık bir öfke. Ama en çok da kendime.
Çünkü belki de sorun karışımda değil, bendeydi.
Yeniden Deneme ve İçimde Büyüyen Umut
Akşam olduğunda masanın başına tekrar oturdum. Bu kez pes etmemeye karar vermiştim. Defterimi açtım ve kendi kendime yazdım:
“Belki de baloncuklar acele istemiyordur.”
Karışımı yeniden yaptım. Bu sefer daha dikkatliydim. Gliserini biraz daha özenle ekledim. Sanki her damlasında sabır vardı.
Çubuğu tekrar karışıma batırdım. Derin bir nefes aldım. Ve üfledim.
Bu kez farklıydı.
Baloncuk daha yavaş oluştu. Daha ağır, daha kararlı… Ve sonra yükseldi. Patlamadı. Hatta birkaç saniye havada asılı kaldı.
İçimde bir şey kırıldı ama bu kez kötü bir kırılma değildi. Tam tersine… yıllardır sıkışmış bir duygunun çözülmesi gibiydi.
Gülümsedim. Gerçekten gülümsedim.
O an anladım ki mesele sadece “Baloncuk suyu nasıl yapılır gliserin?” sorusunun cevabı değildi. Mesele, sabretmeyi öğrenmekti.
Gliserinin Küçük Ama Önemli Dokunuşu
Gliserin aslında küçük bir ayrıntıydı. Ama baloncukların daha dayanıklı olmasını sağlıyordu. Bunu öğrendiğimde garip bir şekilde kendime benzettim onu.
Belki de insanlar da böyleydi. Küçük dokunuşlarla daha dayanıklı oluyordu. Biraz sabır, biraz zaman… ve biraz da içtenlik.
Ben de kendi içimde eksik olan şeyi bulmuş gibiydim.
Baloncukların İçinde Saklanan Hayat
O gece balkona çıktım. Elimde karışım dolu küçük bir kap vardı. Kayseri’nin serin rüzgârı yüzüme vuruyordu. Aşağıda sokak lambaları yanıyordu.
Üfledim.
Baloncuklar birer birer yükseldi. Bazıları hemen patladı, bazıları ise uzun süre havada kaldı. Onları izlerken içimde garip bir huzur oluştu.
Her baloncuk, sanki içimde sakladığım bir duyguyu taşıyordu.
Hayal kırıklıklarım…
Umutlarım…
Yarım kalmış cümlelerim…
Hepsi o şeffaf kürelerin içinde gökyüzüne karışıyordu.
Ve ben ilk defa uzun zamandır içimde bu kadar hafif hissettim.
Bir Çocuğun Gözünden Bir Yetişkinin Kalbine
Çocukken baloncuklar eğlenceydi. Şimdi ise bir hatırlatma.
Hayatın ne kadar kırılgan ama aynı zamanda ne kadar güzel olabileceğini hatırlatıyorlardı.
O an kendime şunu söyledim:
“Belki de büyümek, o baloncukları kaybetmek değil. Onları yeniden yapmayı öğrenmektir.”
Ve bu düşünce içimde sessiz bir yer açtı.
Bugün “Baloncuk suyu nasıl yapılır gliserin” üzerine güzel bir yolculuk yaptık. Tomm ile daha fazla içerik için takipte kalın!
Sonunda Anladığım Şey
Gecenin ilerleyen saatlerinde defterimi tekrar elime aldım. Sayfaya uzun uzun baktım. Başta sadece bir soru vardı: “Baloncuk suyu nasıl yapılır gliserin?”
Ama şimdi o soru bir tariften çok daha fazlasıydı.
Bir dönüşümün hikâyesiydi.
Basit bir karışımın içine saklanmış sabırdı.
Bir şişe gliserinin hatırlattığı çocukluktu.
Ve en önemlisi, yeniden hissetmeyi öğrenmekti.
Pencereden içeri giren rüzgâr defterin sayfalarını hafifçe çevirdi. O an hiçbir şey söylemedim. Sadece izledim.
Çünkü bazı şeyler anlatılmazdı.
Sadece yaşanırdı.
Benzer Bir Yazı: Baloncuk suyu nasıl yapılır asetonsuz ?