Bir Kış Akşamı ve Calpol Şurup
Kayseri’nin Soğuk Sokaklarında
Bir Hastalık, Bir Umut
Kayseri’nin o soğuk kış akşamlarından birindeydim. Evdeki sıcaklık dışarıdaki buz gibi havaya karşı koymak için yetmiyordu, ama bir şekilde günün geçmesi gerekiyordu. O an, en sevdiğim şey, günlüklerime yazı yazmak ya da bir fincan sıcak çayla pencere kenarında oturup dışarıyı izlemekti. Ama o akşam başka bir şey vardı, beni rahatsız eden.
Kardeşim biraz hastaydı. Göğsü öksürükten dolayı ağrıyordu, burun tıkanıklığı yüzünden uykusuzdu. Benim için her şeyden önemliydi. Onun ne kadar acı çektiğini görmek, kendi ruh halimi bir anda aşağıya çekti. Bir gün önce soğuk hava yüzünden okuldan dönerken dehşet verici bir baş ağrısı çekmiş ve yatağıma yatmak zorunda kalmıştım. Ama bu, kardeşimin durumundan çok daha farklıydı. O, çocuktu ve onun her zaman iyi olması gerektiğini düşünüyordum.
Yola Çıkarken Bir Fikir
O gün içimde bir umut vardı. Her zaman olduğu gibi, ilk işim hastalandığında Calpol şurup almaktı. Kendi geçmişimde de, küçük bir çocukken annemle en çok hatırladığım anlardan biri, hastalandığımda Calpol şurubu almak için pazara gitmekti. Bu, bana daima güven verdi.
O an, Kayseri’deki büyük bir eczaneye gitmek için sokağa çıktım. “Belki de her şey düzelir” diyerek, bir şekilde içimdeki bu umudu besliyordum. Şurubu bulamamaktan korkuyordum ama ne olursa olsun gitmeliydim.
Eczaneye girdiğimde içeriye yayılan antiseptik kokusu beni karamsar hissettirdi. Arka raflarda hep gördüğüm Calpol şurup kutularına doğru ilerlerken, kalbim hızla atıyordu. Çocukken annem, “Bunu iç, bir şekilde geçer” derdi.
Fiyat Etkisi ve Hayal Kırıklığı
Eczacı, şurubun fiyatını söylediğinde bir anda ruhumun derinliklerinde bir düşüş hissettim. “Calpol şurup 50 TL” demişti. Gözlerim biraz büyüdü, şaşkınlıkla baktım. Bu kadar artmış mıydı? Daha önce 20 TL civarlarında alıyorduk, hatta bazen kampanyalı indirimlerle 15 TL’ye bile alabiliyorduk. Ama o an 50 TL’yi duyduğumda içimde bir şey kırıldı. Kardeşim için her şey önemliydi ama bu fiyatla, belki de başka bir çözüm bulmalıydım.
Üzüntüm, kaygım arasında düşünceler dönüp duruyordu. Nasıl bu kadar zamlandı diye sorarken, içimde bir isyan vardı. Kayseri’nin soğuk sokaklarında bir başıma, dışarıda buz gibi bir hava var ve ben, hiçbir şeyin eskisi gibi olmadığını hissediyordum.
Bir Çözüm Arayışı
Eczaneden çıkarken, umudum biraz daha kırılmıştı. Ama vazgeçmek yoktu. Kardeşimi düşündükçe, yola koyuldum. Çevremdeki küçük eczaneleri gezip, belki bir indirim ya da başka bir çözüm bulabilirim diye düşündüm.
Her adımda biraz daha hayal kırıklığı yaşasam da, sevdiğim bir şeyi yapıyordum: Bir şeyler arıyordum. Ara sokaklardan yürürken, her geçen dakika, sanki biraz daha zorlaşıyordu ama yine de devam ettim. Hayatımda hep küçük şeylerle yetinmeyi sevmişimdir; bazen en küçük çözümler bile büyük bir değişime yol açabiliyor.
Sonunda başka bir eczaneye uğradım ve orada da fiyat 50 TL’ydi ama bu sefer şansım döndü. Bir kampanyadan bahsettiler ve 20 TL’ye alabileceğimi söylediler. İşte, bu tam aradığım çözümdü. Sanki uzun bir yolculuk sonrası nihayet doğru noktaya gelmiştim.
Bir Anlam Buldu
Evet, bazen hayal kırıklığı yaşanır. Bazen bir fiyat, insanın ruh halini tamamen etkiler. Ama bazen de, doğru zamanda doğru yerde olmak, bir şeyi bulmak ve sadece küçük bir şeyin bile insanı mutlu etmesi gibi, bu gece bana başka bir şey öğretti. Sadece bazen sabır ve umut gerekir.
Kardeşime Calpol şurubunu içirirken, gülümsemesi ve biraz daha iyi hissetmesi, içimdeki huzursuzluğu alıp götürdü. Belki de Kayseri’deki soğuk sokaklar, biraz da bu yüzden güzeldi. Kötü düşünceler, kaybolup gitmişti.
Sonuçta Umut Her Zaman Var
Evet, Calpol şurup 50 TL’ye çıkmıştı ama unutmayın, bazen bir şeyin pahalı olması, ona olan değerini arttırmaz. Aslında belki de önemli olan, o şurubu almak için gösterdiğimiz çaba ve kaybolan birkaç dakikalık huzurdur.
Bazen hayat, küçük anlarla, küçük mutluluklarla güzelleşir. O gece ben de bunu anladım.